eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-nephew i. kardeş oğlu, erkek yeğen. nepho- önek bulut.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
lowEng > Tr22:35:28
urselfEng > Tr09:33:26
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
bespangle f. pul veya payet ile süslemek....

thing i. şey, nesne; mevcudiyet; cansız şey veya madde; mahluk; çoğ. pılı pırtı, eşya; çoğ. giyecekler. do one's thing (argo)...

holland (i). Hollanda, Felemenk. Hollander (i). Hollandalı, Felemenkli....

merchandise i., f. ticari eşya, satış eşyası, emtia, mal; f. alışveriş etmek, ticaret yapmak....

sephardim (i.), (çoğ.) İspanyol Musevileri....

beelzebub i. şeytan, şeytanların başı, iblis....

kneel (f.) (knelt veya kneeled) diz çökmek; diz üstü oturmak; diz büküp selamlamak ....

angle (f). olta ile balık avlamak. angler (i). olta ile balık tutan kimse; başka balıkları yutan büyük ağızlı ve boynuzlu b...

fey (s). kaçık, çatlak; ince, narin, sevimli; peri hissini veren....

gangrene tlb kangren kan gren etmek veya olmak gangrenous kangren olmuş kangrenli

TürkçeEnglish
mukavemetçi resistance fighter. member of a resistance movement....

özgürlükçü demokrasi liberal democracy....

saka goldfinch. finch....

Ortodoksluk orthodoxy. greek orthodox church....

mark To 'catch' the ball To qualify as a mark, the player must be in control of the ball and it can't have been touched by an...

gizli clandestine. confidential. covert. cryptic. dark. inside. latent. occult. runaway. secret. sneaking. surreptitious. ulte...

doğrulama verification. confirmation. confession. corroboration. protestation. redress. vindication....

öğlen meridian. noon. midday. be. at noon....

mahsuben to the account of....

pagan person who is not member of widely held religion