| English | Türkçe |
| bespangle | f. pul veya payet ile süslemek.... |
|
| thing | i. şey, nesne; mevcudiyet; cansız şey veya madde; mahluk; çoğ. pılı pırtı, eşya; çoğ. giyecekler. do one's thing (argo)... |
|
| holland | (i). Hollanda, Felemenk. Hollander (i). Hollandalı, Felemenkli.... |
|
| merchandise | i., f. ticari eşya, satış eşyası, emtia, mal; f. alışveriş etmek, ticaret yapmak.... |
|
| sephardim | (i.), (çoğ.) İspanyol Musevileri.... |
|
| beelzebub | i. şeytan, şeytanların başı, iblis.... |
|
| kneel | (f.) (knelt veya kneeled) diz çökmek; diz üstü oturmak; diz büküp selamlamak .... |
|
| angle | (f). olta ile balık avlamak. angler (i). olta ile balık tutan kimse; başka balıkları yutan büyük ağızlı ve boynuzlu b... |
|
| fey | (s). kaçık, çatlak; ince, narin, sevimli; peri hissini veren.... |
|
| gangrene | tlb kangren kan gren etmek veya olmak gangrenous kangren olmuş kangrenli |
|