| English | Türkçe | | endeavor | f., i. yapmaya çalışmak; gayret etmek, çalışmak; i. emek, çaba, gayret.... |
| | connubial | (s). evlilikle ilgili, karıkocalığa ait.... |
| | slender | s. ince, ince uzun; zayıf, kuvvetsiz, narin; az, yetersiz, ancak yetişecek kadar. slenderly z. ince uzun olarak; kuvvet... |
| | regularize | (f.) intizama koymak, düzenlemek, usulüne uydurmak. regulariza'tion (i.) tanzim etme.... |
| | sepoy | (i.) Hintli asker, İngiliz ordusuna mensup Hintli asker.... |
| | hurry | f., i. acele etmek, acele ile gitmek; koşmak; acele ettirmek; acele ile göndermek; sıkıştırmak; i. acele telaş. Hurry ... |
| | job | i. iş, görev, vazife, memuriyet; hizmet; dalavere, hileli iş. job printer ufak şeyler matbaacısı. job work götürü iş.... |
| | osteotomy | i., tıb. kemiği kesme veya bir parçasını çıkarma ameliyatı.... |
| | copra | (i). kurutulmuş hindistancevizi içi.... |
| | butcher | kasap celep katil cani trenlerde şeker ve sandviç satışı yapan adam büfeci kasaplık hayvan kesmek zalimce öldürmek boğazlamak berbat etmek rezil etmek |
|
|