| English | Türkçe |
| can buoy | koni biçiminde şamandıra.... |
|
| isoclinal, isoclinic | (s.) haritada mıknatısın aynı eğilim veya düşüşünü gösteren. isoclinal lines bunu gösteren çizgiler.... |
|
| escutcheon | (i.) armalı kalkan, arma; (den ) geminin isim tabelâsı; anahtar deliğinin etrafındaki süslü madeni çerçeve. a blot on hi... |
|
| tonsorial | s. berbere ve berberliğe ait.... |
|
| rehash | f., i. eski bir meseleyi yeniden tartışmak; i. eski bir meseleyi yeni isimle meydana çıkarma.... |
|
| diluent | (i)., (s). sulandırıcı madde; (s). sulandırıcı; eritici.... |
|
| rattail | (s.) sıçan kuyruğu gibi.... |
|
| cynic | (i). (s). herkesin yalnız kendi menfaatine çalıştığna inanan kimse; insanlardan hoşlanmayan kimse; (b.h). kinik, sinik:... |
|
| spoil | i., gen. çoğ. yağma, çapul; çoğ., A.B.D., pol. yeni seçilenlerin eline geçen nüfuz kullanma fırsatı. spoils system A.... |
|
| nibs | şaka patron his nibs cenapları hazretleri your nibs kulunuz |
|