| English | Türkçe | | have | (f.) (had, having) kural dışı çekimleri: simdiki zaman 1, you, we, they have (eski thou hast); he, she, it has (eski h... |
| | inoculate | f. aşılamak; ağaç aşılamak; mec. aşılamak (fikir). inoculable s. aşılanabilir. inoculation i. aşı; aşılama.... |
| | unpronounceable | s. telaffuz edilemeyen; ağıza alınmaz.... |
| | maulstick , mahlstick | i. ressamın çalışırken sağ kolunu dayadığı değnek.... |
| | artful | (s) ustalıklı, sanatlı, maharet isteyen; kurnaz artfully (z) maharetle, ustaca artfulness (i) maharet, ustalık... |
| | chloroform | (i)., (f)., (kim). kloroform; karınca yağı; (f). kloroformla uyutmak.... |
| | grapple | (i.), (f.), (den.) borda kancası, filika demiri; yakalayış, şiddetle sarılış; güreşte birbirine sanlma; gögüs göğüse sa... |
| | carious | (s)., (tıb). çürümüş (diş veya kemik).... |
| | linguistic-tical | s. dile ait; dilbilime ait. linguistic stock dil ailesi. linguistically z. dil bakımından. linguistics i. lengüistik, ... |
| | teaching | öğretme öğretim öğretilen şey telkin talim teaching machine öğretici makina |
|
|