| English | Türkçe | | toll | f., i. çanı ağır ağır çalmak; (saat) çalmak; çan çalarak çağırmak; avı cezbedecek hareketler yapmak; cenaze çanı çalınma... |
| | spartan | i, s. Spartalı; s. Spartalı gibi, güçlüklere dayanan, yılmaz.... |
| | ins | kıs. inches, insulated, insurance.... |
| | ravening | (s.), (i.) açgözlü; yırtıcı, canavarca; çıldırmış, kudurmuş; (i.) açgözIülük; av.... |
| | bottom | i. dip, alt; esas, kaynak, temel; vadi; den. karina, tekne, gemi; dayanma gücü; iskemlenin oturulacak yeri; k.dili kıç, ... |
| | assent | (i)., (f). rıza, muvafakat, tasdik, onay, kabul teslim; (f). razl olmak, muvafakat etmek, tasdik etmek, kabul etmek.... |
| | heliometer | (i). güneşin ve gezegenlerin çaplarını veya gök cisimleri arasındaki küçük açı farklarını ölçme aleti.... |
| | perceptive | z. anlama kabiliyeti olan, idrak kabilinden. perceptively z. idrak ederek. perceptivity i. idrak kabiliyeti, anlayış.... |
| | toil | f., i. çalışmak, yorulmak, didinmek, zahmet çekmek; zorlukla ilerlemek; i. zahmet, meşakkat, yorgunluk; zahmetli iş; uğ... |
| | n | kıs nitrogen north northern |
|
|