 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | tarry | f. i. oyalamak; geç kalmak, gecikmek; kalmak, durmak; i. bekleme, durma.... |
| | drowse | (f)., (i). uyuklamak, ayakta uyumak, pineklemek; uyku vermek; pinekleyerek vakit öldürmek; (i). uyuklama, yarı uykulu ... |
| | develop | (f). geliştirmek, tekâmül ettirmek, inkişaf ettirmek; genişletmek, açmak; harekete geçirmek, husule getirmek; (foto). ... |
| | regiusprofessor | (İng.) krallık tarafından tesis olunan kürsüye tayin olunan profesör.... |
| | gregarious | (s.) toplu halde yaşayan veya gezen; topluluğu seven; (bot.) sürü halinde bulunan, salkım halinde yetişen; sürüye ait. ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | çanak | bowl. pot. calix. calyx.... |
| | emanet etmek | commend. consign. delegate. entrust. to place in escrow. intrust. recommend. commit.... |
| | ayna | looking glass. disc. disk. facing. mirror. reflector. panel. blade. chuck. headstock. head. pane. plate. frontpiece. dia... |
| | yerel saat | local time.... |
| | cüzam | leprosy.... |
|
|
|
 |
|
 |
|