| English | Türkçe | | fixed | (s). durağan, kımıldamaz, bağlı; sabit, solmaz (renk); (A.B.D)., (k).dili önceden ayarlanmış. well fixed argo paralı. ... |
| | forthright | (s)., (z). doğru, açık; içten, samimi; (z). doğru; hemen, derhal.... |
| | residentiary | s., i. oturan, mukim (kimse), sakin.... |
| | decigram | (i). desigram.... |
| | arras | (i). nakışlı duvar veya kapı halısı; halı dokuması.... |
| | tick | i. kılıf, minder veya yastık kılıfı.... |
| | laccolith | (i.), (jeol) lakolit.... |
| | tap | i., f. (-ped,- ping) musluk; tıkaç; fıçı tapası; fıçıdan alınmış içki; (İng.), k.dili. meyhane; kılavuz, burgu; elektr... |
| | extempore | (z)., (s). irticalen, hazırlıksız olarak, ani olarak; (s). hazırlıksız.... |
| | pupillary | tıb gözbebeğine ait |
|
|