| English | Türkçe | | indulgence | i. iptila, düşkünlük; müsamaha, hoşgörü, göz yumma; Kat. pişmanlık hâsıl olunca kilise tarafından günah cezasından bir... |
| | r | ,r i. İngiliz alfabesinin on sekizinci harfi. the three R' okuma, yazma ve aritmatik (reading, 'riting and 'rithmetic).... |
| | gag | i, argo şaka, latife; sahnede oyuncu tarafmdan uydurulup ilâve edilen şaka gag man i şaka ve espriler yazan kimse... |
| | shameless | (s.) utanmaz, arsız, hayasız. shamelessly (z.) utanmadan, arsızca. shamelessness (i.) arsızlık, utanmazlık.... |
| | chippendale | (i). 18. yüzyılda yaşamış olan bir ingiliz marangozu; bu marangozun stilinde yapılmış mobilya.... |
| | inscrutable | s. anlaşılmaz, idrak edilemez, esrarlı. inscrutably z. anlaşılmaz şekilde.... |
| | paperhanger | i. duvar kâğıdı yapıştıran kimse.... |
| | inclusion | i. dahil etme, dahil olma, kapsama, hesaba katma veya katılma.... |
| | fasten | (f). bağlamak, açılmayacak surette kapamak, sürmelemek, tutturmak; dikmek,ayırmamak (gözünü); üzerine atmak. He fastened... |
| | shinplaster | ABD marka pul plaster bant |
|
|