 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | survivor | i. bir kazadan sağ olarak kurtulan kimse; başkasının ölümünden sonra sağ kalan kimse, en son olarak hayatta kalan kims... |
| | holy | (s). kutsal, mukaddes, kutsi, mübarek. Holy Father Papa. Holy Ghost, Holy Spirit Ruhulkudüs. Holy Grail (bak). Grail Ho... |
| | cool | (s). serin, oldukça soğuk (hava); serin tutan (elbise); sakin, kayıtsız, soğukkanlı, kendine hâkim; (ABD)., (k.dili). ... |
| | maverick | i., A.B.D. damgalanmamış ve sahipsiz dana, başıboş buzağı; A.B.D., k.dili toplum kurallarına uymayan kimse; parti disi... |
| | factious | (s). fitneci, fesatçı, ihtilâf çıkaran, hizipçi.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ihtiyari | optional. voluntary.... |
| | halen | now.... |
| | video | Moving pictures. the visible part of a television transmission; 'they could still receive the sound but the picture was ... |
| | tasarı | idea. project. scheme.... |
| | yücelik | chivalry. exaltation. highness. supremacy.... |
|
|
|
 |
|
 |
|