| English | Türkçe | | careworn | (s). endişeden bitkin.... |
| | soviet | i., s. meclis, idare meclisi; Sovyet Rusya'da idare meclisi, Sovyet; s., b.h. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliğine... |
| | to | (edat) -e; -e doğru, yönüne doğru, tarafına; ile; -e kadar, -e değin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle... |
| | halloo | ünlem, (ing.) Hayret! Hey !... |
| | toots | i., A.B.D., (argo) kız; gen. ünlemle kullanılır: Hi, toots! N'aber kız?... |
| | lira | i. Türk lirası: (çoğ. lire) İtalyan para birimi, liret.... |
| | invite | (f.) davet etmek, çağırmak; cezbetmek, celbetmek; icrasını teklif etmek. invitingly (z.) davetkar bir şekilde, cezbedici... |
| | scow | i. duba.... |
| | ward | i., f. koğuş; bölge, mıntıka; huk. vesayet altında bulunan çocuk; vesayet, koruma; kilit dili; f. emniyetli yerde korum... |
| | aplasia | fıb bir uzvun tam gelişmemesi |
|
|