| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | soybean , soyabean | i. soya, bot. Glycine max.... |
| | haberdasher | (i.), ABD erkek giyimi satan mağaza; (ing.) tuhafiyeci. haberdashery (i.) şapka dükkânı; (ing.) tuhafiye eşyası veya dü... |
| | vulnerable | s. yaralanması mümkün; zedelenir, incinebilir. vulnerabil'ity i. yaralanma olanağı. vulnerably z. yaralanacak halde.... |
| | count | (f). saymak, hesap etmek; hesaba katmak, göz önünde tutmak; sayılmak, nüfuzu olmak, itibarı olmak. count for değeri olm... |
| | model | i., s. örnek, model, numune; kalıp, şekil; resim, plan; örnek tutulacak kimse; manken; s. numune veya model olan; örn... |
| | humidor | i. nemlendirme kutusu; tav kutusu.... |
| | sort | i. çeşit, tür, nevi; usul, yol, tarz; soy, tabiat. sort of k.dili. oldukça. after a sort bir dereceye kadar. in some s... |
| | mdse | kıs. merchandise.... |
| | gneiss | i., jeol. granit cinsinden bir çeşit metamorfik kaya, gnays.... |
| | berkelium | fiz berkelyum bir radyoaktif unsur |
|
|
| Türkçe | English | | Hamel | Same as Hamble.... |
| | kola cevizi | cola nut.... |
| | aşağılık | baseness. meanness. vulgarity. mean. ordinary. vulgar. banal. abject. bugger. cheap. contemptible. despicable. inferiori... |
| | dimmer | In lighting, the electrical device that regulates the current passing through the bulb filaments and, thereby, the amoun... |
| | hiçlik | nothingness. nullity. utter insignificance.... |
| | yardımsever | accommodating. benefactor. benevolent. charitable. chivalrous. cooperative. forthcoming. friendly. good. humanitarian. s... |
| | becayiş | exchange of offices between two officials.... |
| | hamarat | hard-working. diligent. sedulous. industrious.... |
| | yalnız | alone. by oneself. lonely. lonesome. solitary. isolated. however. desolate. exclusively. individual. merely. save. singl... |
| | onat | correct proper careful painstaking beneficial useful decent upright |
|
|
|