eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-mercantile s. ticarete ait, ticari. mercantile agency tüccarlar hakkında bilgi toplayıp bildiren acente, ticaret ofisi mercantile fleet ticaret filosu. mercantile marine ticaret filosu; ticaret gemileri. mercantile law ticaret hukuku. mercantile system Avrupa'da derebeyliğin yıkılmasından sonra başlayan ve özellikle para bolluğunu sağlayacak ihracata önem veren iktisadi sistem. mercantilism i. ticaret zihniyeti, ticari anlayış.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
fiğEng > Tr11:35:09
goodness meEng > Tr11:30:37
goodnessEng > Tr11:30:30
goodneesEng > Tr11:30:14
clipperEng > Tr11:23:33
dry skinEng > Tr11:21:31
depleteEng > Tr11:20:48
acneEng > Tr11:20:28
irriateEng > Tr11:19:37
TURKce englishTr > Eng21:47:58
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
mockery i. istihza; alay, alay edilecek şey; taklit, alay manasında taklit, alay manasında taklitçilik; manasız iş....

chipping (ı).,(argo). arasıra uyuşturucu ilâç içme....

pleurisy i., tıb. göğüs zarı iltihabı, zatülcenp. pleurit'ic(al) s. zatulcenp hastalığına ait veya bu hastalığa tutulmuş....

word i., f. söz; sözcük, kelime; lafız; lakırdı, laf; vaad, söz; haber, malumat; parola; emir, işaret, kumanda; gen. çoğ. kon...

koala (i.) keseli ayı, (zool.) Phascolarctos cinereus....

nonresistance (i.) mukavemetsizlik, karşı koymayış, direnmeyiş, teslimiyet. nonresistant (i.) karşı koymayan kimse; otoriteye uyma ta...

bellboy, bellhop i., A.B.D. otellerde oda hizmetçisi çocuk....

guts (i.) bağırsaklar, hazım sistemi; argo cesaret, metanet; teşebbüs. gutsy (s.), argo cesur, gözüpek, atılgan; sakınmasız ...

kindle f. tutuşturmak, yakmak; alev lendirmek, uyandırmak; alev gibi aydınlatmak; tutuşmak, yanıp tutuşmak; yanmak, ateş alma...

revert geri gitmek dönmek tekrar intikal etmek ait olmak geri dönen kimse özellikle eski dinine dönen kimse

TürkçeEnglish
kısıtlanmak to be put under the care of a guardian....

asli actual. fundamental. essential. principal. radical. original. genuine. primitive....

hoppala there you go ! that's it ! how strange ! what an idea....

gezmek walk. wander. go about. hike. itinerate. travel. tour. visit. wander in. browse around. get about. jaunt. knock about. k...

röprodüksiyon reproduction....

mutsuz bad. crestfallen. downhearted. joyless. miserable. unhappy. in low spirits. in poor spirits....

kondansatör condenser. capacitor yoğunlaç....

billur crystal. crystal kristal. crystalline....

haki khaki....

tornado Whirling tubes of concentrated wind with very high speeds attached to funnel shaped clouds