| English | Türkçe |
| bestow | f. hediye etmek, vermek, ihsan etmek, yerine koymak;( kız) vermek. bestowal, bestowment i. ihsan, verme.... |
|
| uneasy | s. huzursuz, rahatsız, üzgün; gergin, tutuk; endişe eden. uneasily z. rahatsızmış gibi. uneasiness i. huzursuzluk, rah... |
|
| theomachy | (i.) ilahlar arasında veya ilahlara karşı savaş.... |
|
| culture | (i)., (f). kültür; terbiye, irfan; münevverlik, medeniyet; medeniyetin bir safhası;(tıb). kültür; (f). kültür yapmak, ... |
|
| stupefaction | i. sersemlik; hayret, şaşkınlık; duyumsuzluk.... |
|
| inconsequent | s. birbirini tutmayan, irtibatsız; mantıksız; konu dışı. incon'sequence i. mantıksızlık; irtibat sızlık. inconsequen'... |
|
| cpa | (kıs). Certified Public Accountant.... |
|
| unimproved | s. ıslah olmamış işlenmemiş; sürülmemiş (toprak); iyileşmemiş. unimproved road toprak yol.... |
|
| opsonin | i., tıb. kan serumunda bulunan ve bakterilerin akyuvarlar tarafından yenmesini kolaylaştıran bir çeşit antikor. opson'... |
|
| recreation | eğlence recreational eğlence kabilinden |
|