| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | nonsuit | (i.), (f.) (huk.) davacının davadan vazgeçmesi; (f.) davanın düşmesine karar vermek.... |
| | excuse | (f.) affetmek, mazur görmek, göz yummak, kusura bakmamak; suçsuz çıkarmak, haklı çıkarmak; from ile izin vermek, müsaade... |
| | timorous | s. ürkek, korkak; ürkeklik ifade eden. timorously z. korkakça. timorousness i. ürkeklik.... |
| | semeiotic, -ical | bak. semiotic.... |
| | thunderclap | i. gök gürlemesi.... |
| | mace | i. göz yaşartıcı bomba imalinde kullanılan kimyasal bir sıvı.... |
| | extensor | (i)., (anat). bir uzvu çekip uzatan kas, açıcı, ekstensor.... |
| | uncontrolled | s. idaresiz.... |
| | smokein | i. haşişin içilmesini destekleyen ve bunu yasaklayıcı kanunlan protesto eden açık gösteri.... |
| | sue | huk dava açmak talep etmek istemek yalvarmak rica etmek |
|
|
| Türkçe | English | | zoraki | constrained. far-fetched. forced. ghastly. stiff. strained. studied. forcedly.... |
| | renklendirme | colouring. coloration.... |
| | parapet | A low wall that serves as a vertical barrier at the edge of a roof, terrace, or other raised area; in a exterior wall, t... |
| | namus | honor. honour. honesty. decency. purity. virginity. virtue.... |
| | ithalatçı | importer.... |
| | istirham | asking for mercy. pity. grace. favor. imploring. requesting.... |
| | Müslim | muslim.... |
| | ağırlaşmak | to become heavier. to become slower. to become graver. to turn. to become overcast.... |
| | çıraklık | apprenticeship.... |
| | mecnun | mad insane crazed by love |
|
|
|