eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-match f. uymak, benzemek; eşlemek; uydurmak; karşılaştırmak; geçmek, üstün gelmek; yazı turada karşılaştırmak üzere iki para atmak; geçirmek, birbirine tutturmak; birleştirmek evlendirmek. matching fund bağışların toplamına eşit miktarda yapılan şartlıbağış. matching funds şartlı bağışı eşitleyen küçük bağışlar.
2-matchbox i. kibrit kutusu.
3-matchmaker i. çöpçatan kimse: atletizm karşılaşmasını düzenleyen kimse; kibrit imalâtçısı.
4-match i. eş, akran, denk, benzer; tam kopya; tamamlayıcı şey; uygun çift; evlenme; evlenme kararı; eşliğe uygun kimse; rakip; maç, karşılaşma, müsabaka. meet one's match hakkından gelecek birine rast gelmek, rakibi ile karşılaşmak.
5-match i. kibrit; fitil. ordinary match herhangi bir yere sürtünmeyle ateş alan kibrit. safety match yalnız kutusunun eczalı kenarına çakılınca ateş alan kibrit.
6-matchwood i. kibrit yapmaya yarayan kereste; kibrit çöpü gibi ufak tahta parçaları.
7-matchmark i. bağlantı işareti, bağlama markası.
8-matchless s. eşsiz, emsalsiz, rakipsiz.
9-matchlock i. fitilli tüfek.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
I wroteEng > Tr11:55:16
dravEng > Tr12:05:47
terezEng > Tr22:12:05
trezTr > Eng22:11:42
wwwkurdistancomEng > Tr19:19:01
eniyisözlükcomEng > Tr19:18:10
çğiEng > Tr21:27:02
kaburgası kalınEng > Tr17:35:30
ZarTr > Eng01:32:21
ZarEng > Tr01:31:53
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
bark ,barque (i)., den. üç direkli yelkenli gemi, barka....

bogey i. golfta başa baştan bir vuruş fazla....

couloir (i). dağ yamacında sel sularının oyduğu yatak veya vadi....

enarthrosis i., anat. enartros, oynak eklemlerin bir cinsi, mafsal....

deliverance (i). teslim etme, verme; kurtarma, kurtuluş; fikrini açıklama....

maenad i. şarap tanrısı Bakus'un buyruğundaki peri; heyecanla kendinden geçmiş kadın....

priest i. papaz, rahip, karabaş. parish priest mahalle papazı....

turd i. kaka, bok; A.B.D., (argo) hergele, herifçioğlu....

ostracon i. (coğ. -ca) üstünde yazılar bulunan eski çanak parçası....

forgive gave given affetmek bağışlamak forgivable affedilebilir forgiveness af bağışlama bağışlanma mağfiret forgiving affeden merhametli forgivingly affederek merhametle forgivingness affetme hasleti bağışlama

TürkçeEnglish
solunum respiration....

oval This shape is self explanatory. palmate....

step To fix the foot of in its step; to erect....

lift A rope leading from the masthead to the extremity of a yard below; used for raising or supporting the end of the yard....

hop The fruit of the dog-rose....

boşluk aperture. blank. cavity. gap. hiatus. interim. opening. sinus. vacancy. vacuum. void. emptiness. clearance....

er Student transferred from another register within the same grade and school....

çoğulcu pluralist....

karmaşık complex....

harem living quarters reserved for wives and concubines and female relatives in Muslim household