| English | Türkçe | | thin | s. (-ner, -nest) ince; seyrek; hafif, sulu; soluk, cansız; zayıf; cılız, çelimsiz, kuvvetsiz; eksik, yetersiz. disappe... |
| | shadowbox | (f.) hayali bir rakip ile idman yapmak.... |
| | earmark | (i)., (f). hayvanların kulaklarına takılan marka; damga; (f). kulağa işaret koymak; belirli bir maksatla ayırmak, bir ... |
| | sp. | kıs. special, species, spelling.... |
| | assignee | (i)., (huk). kendisine mal, hak ve yetki devredilen kimse.... |
| | attache | (i). ataşe attache case genellikle deriden yapılan, dik dörtgen ve menteşeli evrak koyacağı, çanta. naval attache ... |
| | argent | (i)., (s)., hane. gümüş (s). gümüş renginde, parlak, beyaz.... |
| | eolith | i., ark. eolitik kültüre mahsus bir çeşit taş araç.... |
| | tomahawk | i., f. Kuzey Amerika kızılderililerinin bir çeşit savaş baltası; f. bu balta ile vurup ölüdürmek. bury the tomahawk sa... |
| | evoive | geliştirmek inkişaf ettirmek açmak saçmak dağıtmak çıkarmak gelişmek inkişaf etmek evrim geçirmek tekâmül etmek evolvement gelişim evrim tekâmül |
|
|