| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | distant | (s). uzak, ırak (yer veya zaman); soğuk, ağır, mesafeli (kimse); belirsiz, hafif. distant relative uzak akraba. distan... |
| | wry | s. (wrier veya wryr, wriest veya wryest) eğri, çarpık; sapık; yanlış, hatalı; acı, iğneleyici, istihza belirten. wry fac... |
| | sward | i., f. çimen, çim, çimenlik; f. çimenle kaplamak veya kaplanmak.... |
| | sulfide | i., kim. sulfid.... |
| | scald | f., i. haşlamak, kaynar su veya buhardan geçirmek; bir sıvıyı kaynama derecesinin hemen altına getirmek; üzerine kayn... |
| | devious | (s). dolaşık, eğri büğrü, dolambaçlı; çapraşık, sapa; sapmış, avare, başıboş. deviously (z). çapraşık olarak, dolambaçl... |
| | mailable | s. posta ile gönderilebilir.... |
| | periostitis | i., tıb. kemik dış zarı iltihabı.... |
| | ganoid | s, i parlak, cilâlı gibi (balık pulu); i, zool parlak pullu bir balık... |
| | leadwort | dişotu bot Plumbago europaea |
|
|
|
|