 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | standfast | i. sabit görüş; kımıldamayan şey.... |
| | clarification | (i). aydınlatma, açıklama, vuzuha kavuşturma.... |
| | lousy | s. bitli, üstü başı bit dolu; (argo) kötü; (argo) alçak, iğrenç. He is lousy with money (argo) Onun parası çok. lousin... |
| | sunburn | i., f. güneş yanığı; f. güneşten yanmak.... |
| | vicissitude | i. değişme, değişiklik; çoğ. olaylar vicissitu'dinary, vicissitu'dinous s. değişikliklere maruz.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|