| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | label | (i.), (f.) (ed, ing veya led, ling) yafta, etiket; nitelendirici isim veya cümlecik; (f.) etiket yapıştırmak, etiketlem... |
| | bedabble | (f). bulaştırmak.... |
| | colostrum | (i). memeli hayvanların doğumdan sonraki ilk sütü.... |
| | kt. | (kıs.) karat, carat.... |
| | sequence | (i.) ardışıklık; ardıllık, bir birini izleme; sıra, düzen; seri; sonuç, etki; (müz.) ardıllık, artardalık.... |
| | diplomatist | (i). diplomat, hariciye memuru, siyaset adamı.... |
| | redolent | (s.), (gen.) of veya with ile güzel kokulu; keskin koku yayan; hatırlatıcı. redolence, redolency (i.) güzel koku, kesk... |
| | princely | s. prense ait; prense yakışır, asil, soylu; hatırı sayılır, cömert, princeliness i. prens gibi olma, prens tavrı; soyl... |
| | racemose | s. salkıma benzer, salkımlar halinde yetişen.... |
| | coin | madeni para sikke para mim köşe açı köşe taşı madeni para bastırmak basmak icat etmek bulmak para kazanmak ing dili kalp para basmak coin money kısa zamanda servet yapmak coin phrase bir söz icat etmek false coin kalp para sahte şey pay one in his own coin misli ile mukabele etmek aynı şekilde karşılık vermek |
|
|
| Türkçe | English | | park yeri | turnout.... |
| | turgor | the normal rigid state of fullness of a cell or blood vessel or capillary resulting from pressure of the contents agains... |
| | mıknatıslamak | magnetize.... |
| | açık alan | open space.... |
| | ığrıp | lie. trick. ruse yalan. düzen. seine-net ırıp.... |
| | tel | wire. wiry. wire. string. fiber. fibre. chord. thread.... |
| | vekaletname | power. proxy. power of attorney.... |
| | inanmak | attribute. believe. buy. credit. embrace. feel. figure. hold. suppose. swallow. trust.... |
| | çeteci | guerilla. guerrilla. brigand. franc-tireur. gangster. hooligan. punk.... |
| | talebe | disciple |
|
|
|