| English | Türkçe | | forjudge | (f)., (huk). mahkeme kararıyla elinden almak; mahkeme solonundan çıkarmak.... |
| | controller | (i). idare eden kimse veya alet, regülatör; muhasebeci, murakıp, kontrolör bütçeye göre ödeme musaadesi vermeye yetkili... |
| | baculine | (s). değneğe veya değnekle cezalandırmaya ait... |
| | accolade | (i). şövalyelik rütbesi verilirken kucaklama, öpme veya kılıç yüzü ile omuza hafifçe vurma töreni; mükâfat; övme; ... |
| | decrease | (f). azalmak, eksilmek, küçülmek, çekilmek; azaltmak, eksiltmek decreasingly (z). gittikçe azalarak.... |
| | strew | f. (strewed: strewed veya strewn) saçmak, yaymak; yayarak kaplamak; dağıtmak, neşretmek; dağılmak, saçılmak.... |
| | ermine | (i.) as, kakım, (zool.) Mustela erminea; kakım kürkü; siyah benekli beyaz kürk; rütbe ve mevki itibariyle as kürküyle sü... |
| | zenith | i., astr. başucu, setürreis; zirve, doruk. zenith distance başucu uzaklığı. zenith telescope başucu teleskopu. at its ze... |
| | threshold | i. kapı eşiği, eşik; girecek yer; başlangıç; psik. şuur eşiği.... |
| | endue , indue | giymek giydirmek teçhiz etmek vermek tevdi etmek |
|
|