| English | Türkçe | | calves | (bak). calf.... |
| | namby-pamby | s., i. yavan, tatsız, tatsız şekilde duysal; sıkılgan, kararsız; i. kararsız kimse, sıkılgan kimse.... |
| | counterclaim | (i)., (f)., (huk). karşı dava; (f). karşı dava açmak.... |
| | commence | (f). başlamak.... |
| | rouble | bak. ruble.... |
| | less | sonek -siz.... |
| | hoy | i. direksiz veya tek direkli mavna veya duba.... |
| | mightily | z. kudretle, kuvvetle, büyük bir güçle; çok fazla.... |
| | flat | (s). (ter, test) (z). düz, müstevi, yassı: yüzüstü, sırtüstü; yıkık, harap; kati, kesin; mat, donuk, tatsız, yavan; dur... |
| | hostler | ostler seyis |
|
|