 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | tingle | f., i. (tokat, uyuşukluk veya soğuktan) yanıp acımak, sızlamak; i. yanıp aclma, sızlama; karıncalanma.... |
| | adhibit | (f). koymak, yapıştırmak, vermek (ilaç).... |
| | apse | (i), (mim). bir binada ve bilhassa bir kilisede ekseriyetle yarım daire şeklindeki çıkıntılı kısım.... |
| | votive | s. adak olarak verilen. votively z. adak kabilinden.... |
| | ungula | i. (çoğ. ungulae) tırnak, toynak, pençe; geom. kesik koni veya silindir; toynakları olan memeli hayvan.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kıydırmak | to have sb cut up sth. to have sb kill or harm sb.... |
| | taksit | hire-purchase. instalment. installment. hire purchase.... |
| | havuz | pool. repository. pond. tank. artificial basin or pool. dry dock. cistern. reservoir. lock. sink. water-hole. lake. basi... |
| | ortaklaşa | collective. joint. in collaboration with. jointly. collectively. in common. in cahoots.... |
| | kötümserlik | pessimism.... |
|
|
|
 |
|
 |
|