eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-large (s.), (i.) büyük, geniş, cesim, azim, iri, vasi; bol, çok, külliyetli, mebzul; (den.) pupadan gelen (rüzgar);serbest; (i.), (müz.) ortaçağda kullanılan pek uzun bir nota. at large serbest; umumiyetle; bütün ayrıntılarıyle, mufassalan. largehearted (s.) iyi kalpli, cömert ruhlu, halden anlayan. largeminded (s.) geniş fikirli, serbest düşünüşlü. in the large bütün şümulü ile. largerthanlife (s.) epik veya efsanevi özellikleri olan. largely (z.) ekseriyetle, ziyadesiyle; bol bol, büyük. largeness (i.) büyüklük, cesamet, genişlik. largish (s.) irice, büyücek.
2-largesse (i.) bahşiş, büyük hediye, ihsan; cömertlik.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
referrerEng > Tr21:52:00
referredEng > Tr21:51:40
şöçEng > Tr21:00:18
yerliTr > Eng14:24:41
yerliEng > Tr14:24:33
kızılderiliTr > Eng14:23:40
kızılderiliEng > Tr14:23:00
I wroteEng > Tr11:55:16
dravEng > Tr12:05:47
terezEng > Tr22:12:05
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
chokedamp (i). maden ocağının içindeki oksijeni az ve karbondioksiti fazla olan öksürtücü hava, boğucu gaz....

pisces i., çoğ., astrol. Balık burcu; zool. balıklar....

prosody i., gram. vezin tekniği, prosodi, şiir yazma kuralları, aruz. prosodic(al) s. vezin tekniğine ait. prosodist i. bu tek...

microvolt i., elek. voltun milyonda biri, mikrovolt....

capsule (i)., (s). kapsül, kaşe (hap); (bot). tahıl veya tohumu içinde saklayan kuçük kese, kapsül, açılır meyva; (anat)., (zool...

flag (f). (ged, ging) gevşemek; yorulmaya başlamak, kuvveti kesilmek, neşesi kaçmak....

decretory (s). hüküm veya iradeye ait....

pothole i. (yolda) derin çukur; kayalarda su ve çakılların açtığı çukur....

glissando i., müz parmağı piyano tuşlarının üzerinden çabuk geçirerek çıkarılan ses; kayma....

heroin eroin morfin özü

TürkçeEnglish
acele hasty. urgent. hurried. hurry-up. early. flying. pressing. too previous. hastily. hurriedly. in haste. in a hurry. disco...

danaayağı arum....

sokak çocuğu street boy. guttersnipe. street arab. urchin....

doymuş full. saturated. satiated....

koltuk armchair. seat. easy chair. armpit. flattery. stalls. support. protection. official position. chair....

london United States writer of novels based on experiences in the Klondike gold rush. says Francis Crossley, is Luan-dun , City...

yağlanma lubrication....

istihbarat intelligence. news. information....

buz hokeyi ice hockey....

havali neighborhood vicinity envircns suburbs regions districts neighbourhood environs district