| English | Türkçe | | colophon | (i). eskiden kitabın sonuna konan ve başlığı, basımcının adını ve tarihini gösteren yazı; yayınevinin amblemi.... |
| | pluck | f. koparmak (çiçek, meyva), yolmak; çekmek, asılmak, zorlamak; tüylerini yolmak; (argo) yağma etmek, soyup soğana çevi... |
| | chestnut | (i)., (s). kestane, (bot). Castanea dentata: kestane kerestesi: kestane rengi; (k.dili). çok duyulmuş fıkra veya espr... |
| | liftoff | i. roketin ateşlemeden sonra dikey olarak rampasından yükselişi.... |
| | benzine | i. benzin.... |
| | lunatic | s., i. deli, mecnun, akıl hastası, çılgıca yapılan; delilere mahsus; i. deli kimse. lunatic fringe aşırı hareketlerle b... |
| | palatine | s., i. hükümdar yetkisine sahip (asilzade); saraya mensup; b.h. Palatinlik'e ait; i. imparator sarayında memur; kendi ü... |
| | cutpurse | (i)., eski yankesici.... |
| | teleology | i. kozmolojinin son gayeler üzerinde çalışmalarını yürüten dalı; tabiatta hâkim olan yaratıcı düzeni inceleyen bir evr... |
| | overcast | cast karartmak sürfle yapmak bulutlarla kaplı kasvetli sürfle yapılmış kaplama |
|
|