 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | shea | (i.) Batı Afrika'da yetişen ve tohumundan yağ çıkarılan bir ağaç. shea butter bu ağacın tohumundan çıkarılan yağ.... |
| | harmonica | (i.) armonika, ağız mızıkası; irili ufaklı cam bardaklar veya madeni parçalardan meydana gelen bir çeşit çalgı .... |
| | bestial | s. hayvan gibi, hayvana ait; vahşi; kaba. bestially z. hayvanca, hayvana yakışır şekilde; vahşice, kabaca.... |
| | aerodynamic | (s). hareket halinde olan hava veya gaza ait. aerodynamics (i). aerodinamik.... |
| | warning | i., s. ihtar, uyarma, ikaz; ihbar; s. uyarıcı; ihbar eden. a week's warning bir haftalık vade. be a warning to someone... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | lekeli | stained. spotty. spotted. blotchy. clouded. dappled. mackled. maculated. smeary. smudgy. splashy. splotchy. stigmatic. t... |
| | hokey | hockey.... |
| | manastır | abbey. cloister. monastery.... |
| | avunmak | to be consoled. to be preoccupied with.... |
| | on | To the account of; denoting imprecation or invocation, or coming to, falling, or resting upon; as, on us be all the blam... |
|
|
|
 |
|
 |
|