| English | Türkçe | | marjoram | i., sweet marjoram mercanköşk, güvey otu, bot. Majorana hortensis. common marjoram, wild marjoram keklik otu, yer fesl... |
| | clank | (i)., (f). madeni ses; (f). bu sesi çıkarmak; bu sesi çıkarttırmak.... |
| | boor | i. kaba ve görgüsüz kimse; köylü. boorish s. kaba. boorishly z. kaba bir şekilde. boorishness i. kabalık.... |
| | carbohydrate | (i)., (kim). karbonhidrat.... |
| | slip | i. seramik yapımında kullanılan ince ve sulu kil.... |
| | predestinate | f., s. önceden mukadder kılmak, önceden nasip etmek; s. kısmet olan.... |
| | meet | f. (met) rastgelmek, karşılaşmak, tesadüf etmek, bulmak; karşılamak; tanışmak; buluşmak, toplanmak, bir araya gel mek, ... |
| | ignite | f. tutuşturmak, yakmak, ateşlemek; tutuşmak, yanmak, ateş almak.... |
| | titter | f., i. kıkır kıkır gülmek, kıkırdamak; i kıkır kıkır gü1üş.... |
| | chromosphere | astr kromosfer renkküre |
|
|