 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | theopathy | (i.) vecit hali, kendinden geçme, dalınç, mistik coşkunluk. theopathet'ic, theopath'ic (s.) vecit halinde olan.... |
| | glabrous | s., anat., bot. düz, tüysüz, kılsız.... |
| | whale | i., f. balina, zool .Cetacea; k.dili. çok iyi şey, çok buyük şey; f. balina avlamak. a whale of a hayli, pek çok, oldu... |
| | silica | i. silis silicate i., kim. asit silisit tuzu veya esteri. siliceous, silicic s. silisli... |
| | herb | (i). ot; yemeklere tat vermek için kullanılan bitki; şifalı bitki.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|