 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | slapstick | i., s. güldürü; s. gürültülü, şakacı.... |
| | shout | (f)., (i). bağırmak, çağırmak; haykırmak, yaygara koparmak; (i). bağırma, feryat, çığlık, velvele. shout at bir kimseni... |
| | extern | (s)., (i). çalıştığı kurumda geceleri yatmayan; (i). gündüzlü öğrenci: asistan veya stajyer doktor.... |
| | corked | (s). tıpalanmış; mantar kokusu ile bozulmuş;(ABD). mantar siyahı ile boyanmış.... |
| | rough | s., i. pürüzlü, düzgün olmayan; tüylü; taşlık; inişli yokuşlu; kaba, zahmetli, sert; fırtınalı; hoyrat; kabataslak; ya... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|