 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | debacle | (i). birden çökme, kötü bir yenilgi; nehri tıkayan buz v.b,nin birden çözülmesi.... |
| | baggage | (i)., ABD bagaj, yolcu eşyası; ordu ağırlığı; hafifmeşrep kadın; işvebaz kız, canlı genç kadın. baggage master (i). baga... |
| | cheesy | (s). peynir gibi, peynir nevinden;(ABD)., (argo). kalitesiz, adi. cheesiness (i). peynirli veya peynir gibi oluş.... |
| | wither | f. solmak, kurumak; sararıp solmak; çürümek, zeval bulmak, bozulmak, kurutmak, soldurmak; çürütmek, bozmak; utandırma... |
| | nutrition | (i.) gıda, yiyecek; besleme, beslenme. nutritious, nu'tritive (s.) gıdalı, besinli, besleyici.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | amyant | asbestos. rock wool. slag wool.... |
| | ev | Short form term for an Electric Vehicle.... |
| | lift | To collect, as moneys due; to raise.... |
| | taze soğan | scallion.... |
| | kulakçık | atrium. auricle.... |
|
|
|
 |
|
 |
|