| English | Türkçe |
| giraffe | i. zürafa, zool. Giraffa camelopardalis.... |
|
| catboat | (i). tek direkli küçük yelkenli.... |
|
| dupe | (i)., (f). kolaylıkla aldatılabilen kimse; (f). aldatmak, (slang) işletmek, gırgır geçmek. dupery (i). aldatma, işletm... |
|
| lapin | (i.) tavşan, tavşan kürkü.... |
|
| villa | i. yazlık köşk, gösterişli yazlık ev, villa. villadom i., ing. villalar; banliyöde oturan halk.... |
|
| planetary | s. gezegenlerle ilgili, gezegen gibi; seyyar, gezginci; dünyasaı. planetary gear mak. büyuk bir dişli çarkın içinde d... |
|
| deponent | (s)., (i). yeminle şahitlik eden; (i). tanık.... |
|
| synarthrosis | i (coğ. -ses) anat. kemiklerin sabit bir şekilde birleşmesi.... |
|
| mercator | i. Felemenkli bir coğrafya ve harita uzmanının adı. Mercator's chart Merkator sistemine göre yapılmış harita. Mercator's... |
|
| suppurate | cerahat toplamak işlemek yara suppura'tion cerahat irin suppurative cerahat hasıl edici |
|