eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-john i. Yuhanna, Yahya. John Bull millet veya fert olarak İngilizlere verilen isim. John Barleycorn (şaka) içki, viski. John Doe huk. nazari bir davada davacıyı belirleyen ve eskiden kullanılan Zeyd'' veya Amr gibi filan manasına gelen isim. John Dory dülgerbalığı, zool. Zeus faber. John Law A.B.D., (argo) polis, slang. fruko, aynasız. John Smith alelade adam, herhangi bir kimse.
2-john i., (argo) yüznumara; (argo) fahişenin müşterisi.
3-johnny-come-lately i., A.B.D., k.dili yeni gelen kimse, yeni katılan kimse, tecrübesiz kimse.
4-johnny-on-the-spot i., A.B.D., k.dili her zaman yardım etmeye hazır becerikli kimse, Hızır gibi yetişen kimse.
5-johnnycake i. Amerika'da su veya süt ile yapılan mısır çöreği; Avustralya'da buğday unu çöreği.
6-johnsonian s. İngiliz yazarı Samuel Johnson'a ait veya ona benzer; süslü üslubu olan, sözü tumturaklı.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
özellikleTr > Eng12:36:07
duygusallıkTr > Eng12:27:30
şüğEng > Tr16:44:50
ALİŞEng > Tr16:44:07
ğıöüçğıöşEng > Tr16:43:00
skullcapEng > Tr15:32:56
force majorEng > Tr12:50:24
forcemajorEng > Tr12:50:16
paskalEng > Tr12:33:59
ilginçTr > Eng02:16:51
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
overreach f. yetişip geçmek; ötesine geçmek; aldatmak, dolandırmak yürürken art ayağının tırnağı ön ayağının ökçesine dokunmak (at...

hunk i., k.dili iri parça....

wallpapor i. duvar kağıdı....

nominative (s.), (gram.) yalın (hal), öznel....

materialize f. maddileşmek, cisim haline girmek, cisimleşmek; gerçekleşmek; maddileştirmek; maddi bir nitelik vermek; cisim vermek...

valvate s. valflı, valf gibi, valf şeklindeki; bot. kenarları birbirine bitişik....

samiel i. samyeli....

connubial (s). evlilikle ilgili, karıkocalığa ait....

improbity i. şerefsizlik, iffetsizlik, dürüst olmayış....

headon baştan çarpma burun buruna çarpışma

TürkçeEnglish
yaralama laceration....

havalanmak to be aired. to be airborne. to become flighty. to be ventilated. to take off. to lift off....

saatlerce for hours / on end....

pres presser. press. squeezer. pressure....

kuduz otu thrift....

yılgın crestfallen....

ocakçı stoker. chimney sweep. man in charge of making coffee and tea in a coffee-house....

girişimcilik entrepreneurship....

süsleyici decorative. ornamental....

run Running program is how it is made to do something The term 'execute' means the same thing