| English | Türkçe |
| dislodge | (f). yerinden çıkarmak, siper gibi bir yerden çıkarmak; bir evden çıkmak, taşınmak. dislodg(e)ment (i). yerinden çıkar... |
|
| unlookedfor | s. beklenmedik.... |
|
| antibody | (i). kana dışarıdan giren yabancı cisimlere karşı koyan madde, antikor.... |
|
| stupefacient ,stupefactive | s., i. sersemletici, uyuşturucu; i. uyuşturucu ilâç.... |
|
| solace | i., f. teselli, teselli sebebi; f. teselli etmek, kederini hafifletmek.... |
|
| callus | (i). (çoğ. -luses) (f). nasır; kırık kemiğin etrafında hasıl olup kaynamasına yardım eden madde; (bot). yaraları onaran ... |
|
| batten | (f).semirmek, iyi beslenme sonucunda şişmanlamak; başkalarının sırtından geçinerek lüks bir hayat sürmek; semirtmek, Si... |
|
| gnomy | sonek bilgisi.... |
|
| presidency | i. başkanlık, reislik; başkanlık süresi; b.h. eskiden Hindistan'da en büyük üç eyaletten biri (Madras, Bombay ve Beng... |
|
| plantigrade | zool insan ve ayı gibi butun tabanına basarak yuruyen tabanına ağırlık vererek yurüyen hayvan |
|