eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-into edat içine, dahiline, -e, -ye, içeri. be into ile meşgul olmak, meraklısı olmak; (bir kimseye) borçlu olmak
2-intolerable (s.) çekilmez, dayanılmaz, tahammül olunmaz. intolerabil'ity (i.) dayanılmaz hal. intolerably (z.) çekilmez derecede.
3-intolerant (s.) hoşgörüsüz, müsamahasız; tahammülsüz. intolerance (i.) müsamahasızlık, hoş görmeme. intolerantly (z.) müsamaha göstermeden.
4-intomb (bak.) entomb.
5-intonate (f.) monoton bir makamla okumak; (dilb.) seslenmek .
6-intonation (i.) konuşma şekli, şive, ses tonunun yükselip alçalma şekli; (müz.) doğru ses perdesi, seslem, tonotüm.
7-intone (f.) monoton bir makamla okumak; belirli bir ses vermek.
8-intoto (Lat.) bütünüyle, hep beraber, tamamıyle.
9-intoxicant (s.), (i.) sarhoş edici; (i.) sarhoş eden madde.
10-intoxicate (f.) sarhoş etmek, mest etmek; sevinçten çılgın hale sokmak; (tıb.) zehirlemek. intoxica'tion (i.) sarhoşluk, mest oluş; (tıb.) zehirlenme.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
latterEng > Tr00:52:32
filing claimsEng > Tr00:03:32
debitEng > Tr23:49:23
indebtednessEng > Tr23:49:14
debit indebtednEng > Tr23:49:09
information letEng > Tr23:08:54
treasury enterpEng > Tr23:02:53
SEKSEng > Tr16:25:04
englisTr > Eng16:23:16
ıspanakzadeEng > Tr23:27:37
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
hurlyburly i. gürültülü karışıklık; arbede....

bearer (i). taşıyan kimse, hamil kimse; götüren kimse; tabut taşıyan kimse; rutbe veya makam sahibi; hamal. to the bearer hamil...

eschew (f.) çekinmek, içtinap etmek; -den sakınmak, kaçınmak....

windburn i. ruzgârdan meydana gelen deri kızarıklığı, rüzgâr yanığı....

tile i., f. kiremit; yassı tuğla; duvar cinisi; çatı üzerine kiremit yerine konan demir veya taş parçası; k.dili silindir ş...

handlebar (i.) (bisiklette) gidon; ABD, (k.dili) palabıyık....

upswing i. yukanya sallanış; ilerleme, yükselme....

yardarm i., den. serenin ucu, seren cundası....

appealing (s). hoş görünen, hitap eden, cazip, çekici, albenisi olan....

poster yafta afiş yaftacı yafta yapıştıran kimse menzillerden at alarak seyahat eden kimse

TürkçeEnglish
restoran restaurant....

bahane excuse. pretext. blind excuse. cloak. cop- out. cover. poor excuse. handle. stalking horse. idle pretext. peg. pretense....

estamp print. engraving....

öngörülmek to be foreseen. to be anticipated. to be kept in mind....

siren siren. siren....

kayınbaba father- in-law....

yukarıda above. aloft. foregoing. up....

giydirmek to dress to clothe sb. to abuse. to reproach. clothe. dress. gear. rig. rig out....

kökleştirmek ingrain. root....

jenerasyon generation