| English | Türkçe | | peduncle | i., bot. çiçek sapı, pedünkül; zool. destek sapı veya buna benzer uzuv; anat. beyin sapı. peduncular s. çiçek veya meyv... |
| | sounder | i. ses veren cihaz; telgraf alıcısı; iskandil; mil, sonda.... |
| | sclerous | s. katı, sert, katılaşmış, sertleşmiş; kemikli.... |
| | gremlin | (i.) uçaklarda arızaya sebep olduğu rivayet edilen ve hayal mahsulü ufak bir varlık, cin.... |
| | derrick | (i)., (mak). maçuna, vinç, dikme; petrol kuyusu açma işinde kullanılan makina takımını tutan iskele.... |
| | spinthariscope | i., fiz. spintariskop, alfa ışınları göstericisi.... |
| | melancholy | i., s. melankoli, karasevda; can sıkıntısı, kasvet: s. melankolik; kasvetli. melanchol'ic s. hüzünlü, karasevdalı.... |
| | motive | i., s., f. güdü, saik; müz. motif; s. hareket meydana getiren, itici; devindirici, muharrik; harekete ait; güdüsel; f.... |
| | prevision | i. basiret, sağduyu; önceden görme, önsezi.... |
| | dioxide | kim dioksit |
|
|