| English | Türkçe |
| stinkstone | i. kırılınca veya oğuşturulunca pis koku saçan bir çeşit taş.... |
|
| sidewash | i. uçağın yan tarafından esen hava cereyanı.... |
|
| escape | (f.) kaçmak, firar etmek kurtulmak, paçayı kurtarmak; atlatmak; sızmak;-den çıkmak; gözünden kaçmak; hatırından çıkmak. ... |
|
| seminiferous | s. tohum veya ersuyu hası1 eden.... |
|
| unknown | s., i. bilinmeyen, meçhul, yabancı; i. meçhul kimse, yabancı. Unknown Soldier Meçhul Asker.... |
|
| uzbekistan | i. Özbekistan.... |
|
| snowdrop | i. kardelen, bot. Galanthus nivalis.... |
|
| cross | (f). çaprazlamak; karşıdan karşıya geçmek; geçirmek; (bot)., (zool). türleri ayrı olan hayvan veya çiçekleri çiftleştiri... |
|
| used | s. kullanılmış, eski. used to alışmış, alışık; eskiden... idi: leh. eskiden olduğu kadar. He used to come at eight Es... |
|
| miscreant | kötülükçü kimse habis kimse zalim gaddar vicdansız eski imansız |
|