| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | strategic | s. stratejik; harp bilgisine uygun; şartlara uygun, elverişli, ümit verici.... |
| | amplification | (i). amplifikasyon , ses hacmini artırma; genişletme, büyütme ; (kon). (san). tafsilâtlı izahat; ilâve; abartma, müb... |
| | urceolate | s. testi şeklindeki.... |
| | facies | (i). dış görünüş; (jeol.) Kaya birikintilerinin bileşim ve oluşumlarını düzenleyen özelliklerin. toplamı; (tıb.) hastalı... |
| | prolocutor | i. taraftarlık eden kimse; bazı meclislerin reisi.... |
| | contradict | (f). yalanlamak, tekzip etmek, aksini iddia etmek; karşı olmak, tezat teşkil etmek.... |
| | remedy | i., f. çare; ilaç, deva; huk. hakkın yerine getirilmesi için kanunun gösterdiği yol; f. çaresini bulmak, icabına bakmak... |
| | jackknife | (i.) iri çakı.... |
| | okapl | i. Orta Afrika'ya özgü parlak kestane renginde derisi olan zürafaya benzer fakat boynu kısa bir hayvan, zool. Okapia ... |
| | ragpicker | paçavracı |
|
|
| Türkçe | English | | tertipli | organized. orderly. tidy. shipshape.... |
| | puro | cigar. smoke.... |
| | Hintçe | hindi.... |
| | ezme | crushing. mashing. grinding. puree. crush. paste. mash. pate. pomace. pulverization. scrunch. spoon meat.... |
| | yaygaracı | sb who will set up a bowl about sth on the slightest provocation. alarmist. clamorous. obstreperous.... |
| | örgütsel | organizational.... |
| | hakimlik | judgeship. rulership.... |
| | link | An active connection to another web page, location in a web page, file, or other Internet resource Selecting the link ta... |
| | de | Data Element.... |
| | efendilik | gentlemanly behaviour |
|
|
|