 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | tire | f., i. yorulmak; bitkin olmak; usanmak, bıkmak; yormak; usandırmak, bıktırmak; i. yorgunluk, bitkinlik tire of bıkmak, u... |
| | brigade | i., f. tugay, liva; ekip, yangın için organize edilmiş bir grup insan; f. bir araya getirmek, gruplar meydana getirmek; ... |
| | cambrian | (i)., (s)., (jeol). Kambriyum, paleozoik devrin ilk bölümü; Galli kimse; (s). Galler Ülkesine ait; Kambriyum'a ait.... |
| | integer | i. tam sayı; bütün.... |
| | tung oil | tung yağı, boyalarda kullanılan bir çeşit yağ.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | pişkin | well-cooked. well-done. brazen. indifferent to criticism. baked. mature. ripe. hard-baked / boiled. cured. hard- boiled.... |
| | Pakistanlı | pakistani.... |
| | sup | To treat with supper. take solid or liquid food into the mouth a little at a time either by drinking or by eating with a... |
| | ısıtılmak | to be heated. to be warmed.... |
| | kur | courtship. courting. wooing. rate of exchange. course. wooing.... |
|
|
|
 |
|
 |
|