| English | Türkçe | | lobe | i. yuvarlakça kısım; kulak memesi; ciğerin yuvarlak ucu, lop; mak. yuvarlak olmayan çarkın çıkıntılı tarafı; jeol. kara... |
| | plantigrade | s., i., zool. insan ve ayı gibi butun tabanına basarak yuruyen; i. tabanına ağırlık vererek yurüyen hayvan.... |
| | arbitrament | (i). karar verme hakkı veya yetkisi; hakem sıfatıyla karar verme; hüküm, karar.... |
| | greenhouse | (i.) Iimonluk, ser .... |
| | martyrdom | i. şehit olma, şehitlik. the crown of martyrdom cennette şehitlere verilecek taç.... |
| | reason | (i.) sebep, neden, illet; delil, tanıt; akıl, fikir, idrak, anlayış, aklıselim; mantık; hak, insaf, adalet. bring to re... |
| | depress | (f). üzmek, kasvet vermek, canını sıkmak, moralini bozmak; kuvvetten düşürmek, zayıflatmak; k.dili kolunu kanadını kırm... |
| | stargazer | i. tepegöz, kurbağa (balık), zool. Uranoscopus scaber.... |
| | whale | i., f. balina, zool .Cetacea; k.dili. çok iyi şey, çok buyük şey; f. balina avlamak. a whale of a hayli, pek çok, oldu... |
| | flair | yetenek kabiliyet Allah vergisi anlayış seziş hissediş dili gösterişli uslup |
|
|