| English | Türkçe |
| youngling | s., i. genç; i. genç çocuk; taze fidan; acemi kimse.... |
|
| shears | (i.), (çoğ.) makas; makarayı tutan vincin iki kolu.... |
|
| sweeting | i. bir nevi tatlı elma.... |
|
| sodom | i. Tevrat'ın ilk kitabında bahsedilen kötülüğü ile meşhur Sodom şehri. Sodomite i. Sodomlu; k.h. homoseksuel erkek, ib... |
|
| amuck | (i). Malayalılarda görülen ve ruhsal bir bunalımı takip ederek şiddetli öldürme arzusu Seklinde beliren hastalık. ru... |
|
| salmonella | i. zehirlenmeye sebep olan bir mikrop.... |
|
| mullah | i. molla.... |
|
| saronic gulf | Egin korfezi.... |
|
| interdependence | (i.) karşılıklı dayanışma. interdependent (s.) bir birine bağlı olan. interdependently (z.) birbirine dayanarak.... |
|
| collage | güz san kolaj |
|