| English | Türkçe | | potent | s. kuvvetli, güçlü, kudretli; etkili, tesirli, nüfuzlu; yetkili, salâhiyetli; cinsi iktidarı olan (erkek). potently z.... |
| | ipsedixit | (Lat.) Kendisi söyledi bir delile dayanmayan söz veya ifade .... |
| | brownie | i. halk masallarında gizlice ev iş1erine yardımcı olan iyi huylu bir peri; A.B.D. fındıklı ve çikolatalı bir çeşit kek. ... |
| | foretop | (i). (den). pruva çanaklığı.... |
| | compatriot | (i). vatandaş, yurttaş.... |
| | consumer | (i). tüketici, müstehlik; sarfeden kimse. consumer goods tüketim maddeleri. consumers' cooperative tüketim kooperatifi.... |
| | adventitious | (s) arızi, harici, tesadüfe bağlı.... |
| | ebb | (i). (f). cezir, deniz sularının çekilmesi; bozulma, düşüş, düşkünlük; (f). çekilmek (deniz); bozulmak, düşmek, zayıfl... |
| | hook | f .,cengel ile yakalamak, tutmak, çekmek, bağlamak; ucu çengelli olta ile balık tutmak; çengel şekline sokmak, çengel ş... |
| | bout | kuvvet gösterisi müsabaka nöbet devre |
|
|