eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-hunt f., i. avlanmak, peşine düşmek; avlamak, av peşinden gitmek; araştırmak; mak., elek. bir nokta çevresinde dalgalanmak; i. av, şikar; avcılık; avcılar kulübü; arama; avlak. hunt down yakalayıncaya kadar peşini bırakmamak. hunt up aramak, arayıp bulmak.
2-hunter i. avcı; arayıcı; av atı veya köpeği.
3-hunting i. avcılık; arama, araştırma; mak., elek. dalgalanma. hunting box İng. avcı kulübesi. hunting cap coğunlukla kadifeden yapılmış avcı kasketi. hunting case madeni saat kapağı. hunting dog av köpeği. hunting knife av bıçağı. hunting seat av köşkü. happy hunting grounds kızılderililerin cennete verdikleri isim.
4-huntress i. kadın avcı.
5-huntsman i. avcı; av köpeklerine bakan uşak.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
HİGHEng > Tr22:55:30
lowEng > Tr22:35:28
urselfEng > Tr09:33:26
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
practical s. pratik, ameli; işe gelir, kullanışlı, elverişli, uygulanabilir; tecrübeli; işlek; fiili. practical joke eşek şakası...

obviate (f.) etkili tedbirlerle önünü almak, önlemek....

selfcontradiction i. kendisiyle çatışma....

borne bak. bear; s. taşınmış, götürülmüş; tahammül edilmiş, dayanılmış....

waaf kıs., İng. Women's Auxiliary Air Force....

conduction (i). taşıma, nakletme, isal....

evocation (i.) zihinde uyandırma,aklına getirme; huk davanın daha yüksek bir mahkemeye ref'i ve devri....

vegetal s., biyol. bitkisel....

undetermined s. kararsız; müphem....

salve merhem dinlendirici her hangi bir şey övme methiye merhem sürmek acısını: dindirmek teskin etmek iyi etmek

TürkçeEnglish
kükürt sulfur. brimstone. sulphur sulfur....

macunlamak to putty. to paste. to cement. to glaze. to prime. to smoothen....

lüks luxury. lantern (containing a pressure pump. lux (unit of illumination. luxurious. posh....

far Music....

büyüklük hastalığı megalomania....

müteharrik powered by. driven by. mobile....

yenilenmek regenerate. rejuvenesce....

sinsileşmek to become sly....

dar House, household, realm. [From Hindi /dar/, with initial /d-/ in Mandarin Chinese /dai/ ] stripe -- marking of a differe...

pot Purpose of Travel