 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sleep | f. (slept) uyumak; uyuşuk bir halde olmak; hareketsiz durumda olmak. sleep away veya off uyuyarak geçirmek. sleep in ... |
| | caustic | (s)., (i). kostik, yakıcı; iğneli, kınayıcı, sert (söz); optik ışınların kırılması veya eğilmesi sonucunda yakıcı hale ... |
| | tuner | i. akortçu; amplifikatör ve hoparlörü olmayan radyo; ayarlayıcı alet.... |
| | rake | f.,i. den. yan yatmak, meyletmek; i. bir direğin veya dikili şeyin meyli; yan koyma (şapka).... |
| | agitate | (f). çalkalamak, sallamak; altüst etmek; kışkırtmak, tahrik etmek. agita'tion (i). çalkalanış, sallanış, dalgalanış;... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | aynı | identical. the same. alike. equal. facsimile. one. parallel. self-same. true. very.... |
| | nece | in welcher sprache?.... |
| | muzaffer | triumphant. victorious.... |
| | ayrışmak | to be decomposed.... |
| | aroma | any property detected by the olfactory system. a distinctive odor that is pleasant.... |
|
|
|
 |
|
 |
|