| English | Türkçe |
| pepperbox | i. tepesi delikli biberlik; çabuk öfkelenen kimse.... |
|
| siege | i., f. kuşatma, muhasara; ısrarla ele geçirmeye uğraşma; (eski). ikamet yeri; (eski). rütbe, mertebe; uzun hastalık de... |
|
| freemason | (i). mason.... |
|
| bandstand | (i). açık havada çalan muzik topluluklarına mahsus çoğu zaman üstü kapalı platform.... |
|
| sunday | i. pazar günü. Sunday school kilisede pazar günü din dersleri verilen okul. a month of Sundays k.dili. uzun müddet. Su... |
|
| isobaric | (s.) hava basıncı eşit olan (yerler).... |
|
| worm | f. kurt düşürmek; den. halatın üzerine sicim sarmak; köpeğin dili altındaki siniri kesmek. worm in (veya) into kurnazlık... |
|
| unclench , unclinch | f. açmak veya açtırmak (sıkılmış eli).... |
|
| renascent | s. yeniden meydana gelmeye başlayan; yeniden doğan. renascence i. yeniden doğma veya hâsıl olma.... |
|
| aware | haberdar farkında vakıf uyanık be awere of farkında olmak farkına varmak awareness farkında olama |
|