| English | Türkçe | | tattle | f., i. fitlemek, yerip çekiştirmek, gammazlamak; gevezelik etmek, boşboğazlık etmek, sırrı ifşa etmek; i. boşboğazlık, ... |
| | sickbed | i. hasta yatağı.... |
| | ribbing | i. kaburgalar: den. ıskarmozlar .... |
| | galantine | i, ahçl galantin, ke miksiz haslanmlş dana ve piliç söğüşü... |
| | element | i. öğe, eleman, unsur; cevher; cüz; esas; basit cisim; (hava, ateş, toprak, su gibi) dört ana unsurdan her biri; kim. ... |
| | cuckold | (i)., (f). karısı tarafından aldatılmış erkek , informal boynuzlu erkek; (f). (kocayı)aldatmak , informal boynuz taktırm... |
| | discreet | (s). tedbirli, ihtiyatlı, akıllı, basiretli. discreetly (z). tedbirli olarak, basiretle, akıllıca. discreetness (i). te... |
| | bedchamber | (i). yatak odası.... |
| | sling | i., f. (slung) sapan; askı; bir şeyi kaldırmak veya asmak için kullanılan kayış; den. izbiro; f. sapanla atmak, fırlatma... |
| | rook | ekinkargası zool Corvus frugilegus hilekâr adam hile ile kapmak aldatmak rook'y karga gibi |
|
|