eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-hawkweed (i.) sarı çiçekli bir bitki, (bot.) Hieracium mouseear hawk weed tırnak otu, farekulağı.
2-hawk (i.) (f.) şahin, doğan, (zool.) Falco; atmaca, (zool.) Accipiter; çaylak; askeri kuvvetle ihtilâfı halletmek isteyen kimse; (f.) atmaca veya şahin ile kuş avlamak; atmaca gibi kuşa saldırmak. hawkish (s.) savaş yanlısı.
3-hawk (f.) öksürerek gırtlağını temizlemeye çalışmak; balgam çıkarmak.
4-hawk (i.) alttan saplı sıvacı tahtası.
5-hawk (f.) sokakta öteberi satmak, seyyar satıcılık yapmak .hawker (i.) seyyar satıcı.
6-hawkeyed (s.) keskin bakışlı.
7-hawknosed (s.) gaga burunlu.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
işbirliğiTr > Eng16:29:37
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
portamento i., İt., müz. portamento, ses kaydırması....

emerge f. çıkmak, zuhur etmek, meydana çıkmak, hâsıl olmak, doğmak. emergence i. çıkma, zuhur. emergent s. çıkan, zuhur eden. ...

vole i., f. bazı iskambil oyunlarında bütün kağıtları kazanma; f. bir oyunda bütün partiyi kazanmak....

dime (i). Amerika Birleşik Devletlerinin on sent kıymetinde ufak gümüş parası. dime bag (A.B.D)., argo on dolarlık esrar pa...

fraudulent (s). hileli, sahte; hilekar, dolandırıcı; hile ile ele geçirilen. fraudulence (i). hilekarlık. fraud ulently (z). hile ...

bandmaster (i)., (müz). bando sefi....

irritating (s.) sinirlendirici, asap bozucu, kızdırıcı; tahrik edici; tahriş edici . irritatingly (z.) sinirlendirerek; tahrik ede...

pivot i., f. mil, eksen, mihver; f. mil üzerine yerleştirmek; mil veya eksen üzerinde dönmek. pivotal s. mil kabilinden, mil...

contain (f). kapsamak, içine almak, ihtiva etmek, havi olmak, şamil olmak; sınırlamak, tahdit etmek; kontrol altma almak. cont...

pisciculture balık uretimi

TürkçeEnglish
pigment A substance that imparts color to fruits and vegetables, and also materials. coloured powder mixed with binding agents s...

ağlama blubber. cry. lament. wail. weeping. crying. complaining....

portakal orange....

Yengeç dönencesi tropic of cancer....

yurt a circular domed dwelling that is portable and self-supporting; originally used by nomadic Mongol and Turkic people of c...

gececi working on the night shift. night-worker. night-watchman....

yoluyla by. through. via. by way of. by means of. properly. duly....

Uruguaylı uruguayan....

kaolin A soft fine white clay quartzone of the commonest minerals of the Earth's crust), being pure silica or silicon dioxide I...

mu Nothing or nothingness