| English | Türkçe |
| bole | i. ağaç gövdesi; birkaç çeşit kil, balçık, çamur.... |
|
| figurate | (s). belli bir biçimde.... |
|
| faith | (i). inanç, itikat, iman; güven, itimat,emniyet, tevekkül; din; sadakat, vefa. faith cure itikatla şifa bulma. faith hea... |
|
| luxate | f. mafsaldan çıkarmak, yerinden çıkarmak, burkmak. luxa'tion i. çıkık.... |
|
| harmonic | (s.), (i.) uyumlu, ahenkli; harmonik, harmoniye ait; kulağa hoş gelen; (mat.) müzik ahengine benzer oranlara ait; (i.)... |
|
| tunicle | i. ince entari; bazı papazlann iç entarisi; biyol. zar.... |
|
| nomothetic | (s.) kanun koyan; bilimsel kanunlar meydana getiren.... |
|
| antilogy | (i). karşıtlık, tezat.... |
|
| aubade | (i).,(Fr). sabah şarkısı.... |
|
| bonnyclabber | leh ekşi yoğurt kesilmiş süt |
|