| English | Türkçe |
| echo (2) | (f). yansımak, aksetmek; yansıtmak, aksettirmek; tekrar etmek; taklit etmek .... |
|
| off | (z.), (s.), edat uzağa; ileriye, ileride; öteye, ötede; yanda; tamamen; uzakta; (s.) uzak; yanlış; uygun olmayan, anor... |
|
| snowstorm | i. kar fırtınası, tipi.... |
|
| nutria | (i.) Güney Amerika kunduzu; bu kunduzun kürkü.... |
|
| lebanon | i. Lübnan Cumhuriyeti; Lübnan dağları. Lebanese i., s. Lübnanlı.... |
|
| coolie | (i). (Uzak Doğuda, özellikle Hindistan ve çin'de) hamal veya rençper.... |
|
| handkerchief | (i.) mendil.... |
|
| mace | i. küçük hindistancevizi kabuğunun öğütülmesiyle elde edilen güzel kokulu bir baharat.... |
|
| geopolitics | i. siyasi ve iktisadi coğrafya; jeopolitik.... |
|
| clevis | kenet demiri |
|