| English | Türkçe | | photocomposition | i., matb. ışık dalgalarının tesiri ile fazla elektrik akımı geçirme özelliği.... |
| | calligraphist | (i). hattat.... |
| | lapidary | (i.), (s.) hakkak, oymacı, kıymetli taş kesicisi, cevahirci; (s.) kıymetli taş kesme sanatına ait; taşlara ait; özlü; ... |
| | fortitude | (i). metanet sebat, tahammül. fortitudinous (s). metanetli, cesur, tahammüllü, dayanıklı.... |
| | scolecite | i., mad. kalsiyum ve alüminyumlu bir hidrosilikat.... |
| | lefty | i., k.dili solcu veya solak kimse.... |
| | fuddle | (f)., (i). şaşırtmak, sersemletmek, sarhoş etmek; sarhoş olmak, sızmak; (i). sersemlik, şaşkınlık, sarhoşluk.... |
| | been | bak. be.... |
| | unguent | i. merhem, vücuda sürulecek yağ.... |
| | piggish | domuz gibi obur pis bencil piggishly domuzcasına domuz gibi piggishness domuz gibi oluş domuzluk etme |
|
|