| English | Türkçe |
| flattish | (s). oldukça yassı ve düz; tatsız.... |
|
| rocket | i. roka, bot. Eruca sativa.... |
|
| impala | i. Afrika'da bulunan bir ceylan zool. Aepyceros melampus.... |
|
| parkinson'sdisease , parkinsonism | i. ellerin titremesi ve yüz kasla rındaki kontrolün kaybolması ile belirlenen sinir hastalığı.... |
|
| forgive | (f). (gave, given) affetmek, bağışlamak. forgivable (s). affedilebilir. forgiveness (i). af, bağışlama, bağışlanma, mağf... |
|
| tiger | i. kaplan, zool. Panthera tigris; kana susamış adam, zalim adam. tiger cat kaplan gibi derisi yollu yaban kedisi; teki... |
|
| cowling | (i). uçak motorunun kapağı.... |
|
| cocker | (i). horoz dövüştüren kimse. cocker spaniel bir cins spanyel köpeği.... |
|
| disgrace | (f). itibardan düşürmek, gözden düşürmek; rezil etmek.... |
|
| gladsome | memnun sevinçli neşeli |
|