| English | Türkçe | | speck | i., f. nokta, benek, ufak leke; ufak parça, zerre; f. nokta nokta lekelemek.... |
| | sulfurbottom | i. gök balina, zool. Sibbaldius musculus.... |
| | evacuate | (f.) boşaltmak, tahliye etmek; (tıb.) vücuttan çıkartmak, boşaltmak. evacuant (i.), (s.), (tıb.) müshil. evacua'tion (i.... |
| | bronchitis | i. bronşit, nefes borusu ile bronşların arasındaki zarın iltihaplanması.... |
| | somersault , somerset | i., f. taklak, perende; f. taklak atmak, perende atmak.... |
| | palindrome | i. tersinden de aynı şekilde okunabilen kelime, cümle veya mısra. msl. makam, radar.... |
| | trowel | i., f. mala, sürgü; fidanları sökmeye veya dikmeye mahsus el küreği; f. mala ile sıvamak, malalamak.... |
| | sacroiliac | s. kalçada iki kemiğin bitiştiği yere ait.... |
| | queen | i., f., kraliçe; arı beyi (ana arı); satranç vezir, ferz; briç kız; A.B.D., argo ibne; f. kraliçe yapmak. Queen Anne's... |
| | semperfidelis | Lat daima sadık |
|
|